Pazartesi, Eylül 26, 2011

Salak Gargamel:)

Şirinler... ne çok severdim nasılda güzel pürr dikkat izlerdim.. her gun aynı heyecanla birbirinin benzeri görüntüleri izlemek için bekler dururdum hatta tekrarlarını fln izlerdim.. şimdi yine izliyorum.. hatta bugun yine izledim izlerken duygulandım ağladım fln... bu duygusallığımın nedeni elbetteki şirinleri çok sevememdendi.. yoksa ne için olacak ki?? masum kalan birşeylerın varlığını bilmek zihnimde de olsa onları yaşatmak her daim özel gelmiştir... hele ki bu kadar çirkin insanların varlığı ile yaşamak zorunda kalırken... bak şimdi ne anlatacağım... şirine, şirinler ailesine en son katılan şirindir. nasıl olduğunu bilmeyen çoktur... Gargamel şirinlere kötülük yapmak için şirineyi yaratır ve şirin baba şirineyi iyiye dönüştürüp aralarına alırlar... şirineyi yaratarak şirinlere kötü gibi görünsede iyi bir şey yapmıştır ancak  bu durum dolaylıda olsa Gargameli iyi yapmaz!!! çünkü gargamel kötüdür... çirkindir... yalan dolan kin nefret hırs kısaca nerde kötü bir sıfat varsa taşır karakterimiz... bu işin sanal ve hayali kısmı olsa bile GARGAMEL'in günümüze uyarlanmış şeklini heryerde görebiliriz... hatta dibimizdedir ve gözlerimizdeki at gözlükleri yüzünden göremeyiz...  herkesin birden fazla gargameli olmuştur mutlaka... 


olsun tabi, olsun ki şirinlerin tatlılıklarının kıymeti daha bir anlaşılsın. ;)


sanırım ben bu gece içimdeki bu öfke topu ile çok uzun seyler yazacağım... özetlemem gerekirse nerede bir Gargamel görürseniz korkmayın izleyin beyni en fazla ne kadar çalışabiliyor diye;)) öyle komik oluyorlar ki...


şirinliyorum herkesi:) şirin günlere..

Pazar, Eylül 25, 2011

Birikinti.

Bağlanmaz görünür ama bağlanırım hemde öyle çok bağlanır öoyle çok severimki kendimi kaybederim. Bu bir nesne hatta soyut bir varlığım bile olabilir. sadece bana ait olması yeterli. Ait olmayı sevmeyip ait olunanlara bayılanlardanım.. Böyle yaşamak çoook yorucu bununda farkındayım.. İletişim kurmak yaşanmışlıklar o kadar zor ki hem uğraş veresimde gelmiyor. Çünküü "tembelim"...
Mesela hayvan kardeşlerimi çoğu seyden daha çok seviyor daha çok içselleştiriyorum...
Can'ım vardı.. adı üstünde cana can katan... bana beni katan... mutlu kılan negatiflerden arındıran...
O benimdi... masum masum bakışları vardı, bi keresinde çok mutsuzdum yine birilerine bi şekilde kırılmış içimde yaşayıp ağlıyordum... odamda tek kişilik yatagımda.. sonra can yerdeydi uzanmış yatıyordu bi baktım suratı asılmış o da mutsuz olmuştu sonra da geldi gözyaşlarımı yalayarak sildi:) aslında daha çok ıslattı ama olsun o an gülmeye başladım bi anda içimdeki tüm sevgiiyi herseyı ona veresim geldi...
Şimdi Can'ımdan uzaktayım... geceleri rüyalarıma giriyor hep... ve nerde bi köpek görsem içim burkuluyor... çok özlüyorum çoookkkkk...
Koca patilerini omzuma koyup dilini çıkarıp salak salak yuzume bakarken salyalarının akmasını görmeyi acccayip özledim... boyuda uzundu hani.. çokta yakışıklıydı... offff ölmüş gibi bahsedıyorum bi de...
Özetle, ...

Cumartesi, Eylül 24, 2011

Nerede oynasa bir kedi,..

Bir mum yanıyordu bir evin bir odasında. O evde bir kedi vardı. Geceler indiğinde kendi havasında Mum yanar, kedi de oynardı. Mumun yandığı gecelerden birinde Kedi oyunlarına daldı. Oyun arayan gözlerinde Mumun alevi yandı, Baktı, Mumun titrek alevinde Oyuna çağıran bir hava vardı. Oyunlarını büyüten kedi büyüdü Kendi türünde çocukcasına, Döndü dolaştı, yavaş yavaş yürüdü Geldi mumun yanına, oyuncakcasına. Bir baktı, bir daha, bir daha baktı Mumun alevinin dalgalanmasına Uzandı bir el attı. Bıyıklarını yaktırmadan analmayacaktı... İlk kez gördüğü mumun yakmasına İnanmayacaktı. Kedi oyunlarında büyüyordu, Mum, üşüyordu yanmalarında. Zaman ikili yürüyordu Aralarında. Bir ayrışım görünüyordu Birinin yanmalarında Öbürünün oynamalarında. Kedi oyunlarında büyüyordu, Yitirerek gitgide oyunlarını. Mum küçülüyordu yanmalarında, Yitirerek gitgide yakmalarını. Oynarken büyüyen kedi yanacak, Aydınlatırken küçülen mum yakacaktı. Küçülen yaka-yaka aydınlatacak, Büyüyen yana yana anlayacaktı. Bir mumun yanmasından Ve bir kedi oyunundan Kaldı sonunda Bir gecenin tam ortasında Bir evin bir odasında Göz-göze susan İki insan. Mum yandı bitti Kedi büyüdü gitti. oyunlar karıştı gecelerde Suskun uykusuzluklara. O iki insandan, sonunda Birinin anılarında kedi, Birinin dalmalarında mum Kaldı gitti. Nerede bir mum yansa şimdi, Nerede oynasa bir kedi, Birbirine yansıyor, karışıyor gölgeleri... Bugün dün gibi oluyor, Dün bugün gibi. Mum ellerimi tırmalıyor, Belleğimi yakıyor kedinin elleri.