Pazar, Eylül 25, 2011

Birikinti.

Bağlanmaz görünür ama bağlanırım hemde öyle çok bağlanır öoyle çok severimki kendimi kaybederim. Bu bir nesne hatta soyut bir varlığım bile olabilir. sadece bana ait olması yeterli. Ait olmayı sevmeyip ait olunanlara bayılanlardanım.. Böyle yaşamak çoook yorucu bununda farkındayım.. İletişim kurmak yaşanmışlıklar o kadar zor ki hem uğraş veresimde gelmiyor. Çünküü "tembelim"...
Mesela hayvan kardeşlerimi çoğu seyden daha çok seviyor daha çok içselleştiriyorum...
Can'ım vardı.. adı üstünde cana can katan... bana beni katan... mutlu kılan negatiflerden arındıran...
O benimdi... masum masum bakışları vardı, bi keresinde çok mutsuzdum yine birilerine bi şekilde kırılmış içimde yaşayıp ağlıyordum... odamda tek kişilik yatagımda.. sonra can yerdeydi uzanmış yatıyordu bi baktım suratı asılmış o da mutsuz olmuştu sonra da geldi gözyaşlarımı yalayarak sildi:) aslında daha çok ıslattı ama olsun o an gülmeye başladım bi anda içimdeki tüm sevgiiyi herseyı ona veresim geldi...
Şimdi Can'ımdan uzaktayım... geceleri rüyalarıma giriyor hep... ve nerde bi köpek görsem içim burkuluyor... çok özlüyorum çoookkkkk...
Koca patilerini omzuma koyup dilini çıkarıp salak salak yuzume bakarken salyalarının akmasını görmeyi acccayip özledim... boyuda uzundu hani.. çokta yakışıklıydı... offff ölmüş gibi bahsedıyorum bi de...
Özetle, ...

2 yorum:

damla dedi ki...

sen hep sandıkları severdin..
umutlarını, hayallerini, geleceğini ve yaşanmışlıklarını sakladığın ayrı ayrı sandıkların vardı..
birinde ben vardım zamanın birinde;
ben hep en güzeli o sandığımı sanardım küçük zarfların içine yazdığım uzun mektuplarda..
sandığımı sanarak yanıldığımı şimdi anlıyorum..
benden öncesi silinmişti ben girdiğimde hayatına, benden sonrasıda hiç bir zaman benim sadığım gibi
özel olamadı..
bundan artık fazlasıyla eminim. çünkü; ben seni altın sandıklarda, ipek kumaşlara sarıp, gül yapraklarıyla süsleyerek sakladım..
sen açıp çıktığında daha bir özen gösterdim yerine..
geleceğin gün daha rahat edesin diye..
mjxA.

uykumgeldiyine dedi ki...

Evet, benim hep sandıklarım vardı... İçselleştirmelerim özelleştirmelerim kısaca bir insana dair ne varsa saklardım ayrı ayrı... Hiçte üşenmez yorulmazdım bunu yaparken. Ki hala yapıyorum. Öyle kolay kolay kimse için de sandık almadım ben.

Anıları biriktirdiğim, mucizevi geçmişe yolculuk rehberimi en güzel yerlerde muahafaza ederdim hepi. Hem de öyle bir saklardım ki üstüne kaç kilit yapardım bilmiyorum...

Yanlış insanların sandıkları da oldu tabiii... Ama onlarda herşeyleri gibi çöpe atıldı. Bazı sandıklar aslında en başından kalitesini gösterirdi ama ben anlamazdım işte...

O gül yapraklarını özledim ben... Anıları özledim... Ordan çıkışlarıma rağmen bu denli özenle geleceğim günü bekleyip buna hazırlık yapan bir kardeşe sahip olduğum için şanslı insanlardanım ben! Evet evet iyi ki varsın.. Cansuyum...