Pazartesi, Ekim 03, 2011

Biraz Duygu..

Yine savaş çıktı, sesler kulaklarımı patlatıyor… sessizlikler sinirlerimin YAYlarını geriyor her an sağa sola oklar fırlayabilir… olaylar ilgimi çeker benim, duygular değil. Hatta önemsemem arka plana atarım, ıstemeden yaparım bide… böyle söyleyince ruhsuz gibi görünsemde öyle değilim işte! Çok duygusalım!!!  duygusallık demişken önemli bir konuya parmak basmam gerekiyor sanıurım.. oooo zamanı gelmişte geçiyor bile! anlatmadan bu kadar durmamda şaşırtıcı dimi?:) hıı? neyse... başlayım, bence; duygular konusunda herseyı kararında olmalı, yani ölçmeden tartmadan öyle gelişi güzel yaşanmamalı

""""""ne çok kadın olunmalı ne de çok erkek..""""" 

yani anlatmaya çalıştığım roller yeri gelince değişilmeli, savaşmadan… mesela şefkat olmalı sevgiden çok saygı olmalı aşk olmasın ama iyi niyet kaplasın ilişkileri kısaca olmalı olmalı olmalı… peki nedir bu olması gerekirken olmayan şey??? Bir olmak diye biir şey var bu eşit olmak ile karıştırılmamalı denklikte değil hayatları birleştirmekte değil.. sadece bir olmak.. üst üste konulduğunda ucundan kıyısından taşmamak… birebir gelmeden farklılıklar ile bütünü oluşturabilmek… karşıdan bakıldığında farklılıklar bilinmesine rağmen o farklılıkların muhteşem birliğine gıpta ile bakıp bunun tadını dibine kadar çıkarmak… yani mesele doğru insan doğru yer palavrası değil… mesele kendine olan özgüvende biter yeğeeennnnn! Sen kendine güvenirsen karşıdakinin hayatının içine etmene gerek kalmaz… rahatça huzurla yaşanılır birlik oluşur bir olunur… iki bedenin birbirini tamamla işlemi gerçekleşir… duygusalım dedim ama dimi!!! Çok duygusalım! Feci duygusalım… 

Kötü diyetin kokusunu km’ler ötesinden alabilirim hatta örnek veriyorum hatta tamamen atıyorum A şehri ile B şehrinden örnek vereyim…  mesela A şehri Antalya B şehri İstanbul olsa bile 700 bilmem kaç km öteden alırım bu kokuyu ben! Duygularımda hiç sekmedim arkadaş! Yine haklıyım yine! Hep haklıyım! Keşke hep haklı olmasaydım… Sadece duygular olabilseydi hesaplamadan düşünmeden savaşmadan… huzurla… neyseki benim cebimde taşıdığım yıllardır hatta çocukluğumdan beri sahip olduğum hayal adamım var… O’nunla mutlu olmak huzurlu olmak inanılmaz güzel… 

MFÖ amcamız der ki ; 

“Duygu, biraz duygu… bütün isteğim buydu…”

2 yorum:

MORlu HURİye dedi ki...

O değil de sen şehirlerden bahsetmişken aklıma geldi. Biz bir Bodrum'a mı gitsek ne? Üstatlar huzuru ve duyguyu orada aradıklarına göre, vardır bir bildikleri herhalde.. Eee büyüklerimizi dinlemek lazım, tecrübeye kulak kesilmek lazım.. Hep elini yak, hep elini yak, yazık yahu, bu da can dimi ama?? ;)

Çok gezelim, çok görelim, çok yiyelim, çok eğlenelim kızıımmmm :))

Dönek küre, dönüyor diye her zaman da mide bulandırmaz yahu.. Hayat güzel bir yer aslında ve yapacak çok şey var :)))

uykumgeldiyine dedi ki...

Ayyyy evet evet Bodrumu hiç bir erkek ile heba edemezdim zaten :) Bodrum kaçış yeri dinlence yeri BEN ile başbaşa kalma yeri hatta BİZim yerimizzz:) gidilsin ilk fırsatta gidilsin hatta fırsat yaratılsın gidilsin :)))

Olmazsa bir büyüğe danışırız;) Çok şirin yerler biliyorum büyüğe danışılacak;) Benimde caaaannnııımmm vaaaarrr bennnn deeee iiinnnsssaaannnııımmm:) özgürlüğün tadı ne güzel değil mi? Hiç vazgeçilesi bir hali de yok yani;)