Cumartesi, Ekim 01, 2011

Aşk'sın sen CAVİT Amca...

Uzundur aklımda vardı bunu yazmak ve ben anca fırsat buldum :) ben duysam accayip ütopik gelir hatta kehkeh diye güler geçerdim sinsice:) o an gülümserdim çaktırmamak için ama aynı zamanda içimden de gülerdim:) inanmaazdım yani:) bu benim şirinlere inanmam gibi hatta tanrının bulutların üstünde yaşadığını söylemem gibi olurdu :) en iyi ihtimalle böyle olurdu yani ütopik birşey gözü ile bakar geçerdim :))) neyse çok uzatmadan konumuza gireyim o yakışıklı adamı anlatmaya başlayım ...

MORluHURİye ile gezintiye çıkmıştık akşam için planlar yapılmıştı ama biz yinede eşşeği sağlam kazığa bağlıcaz ya illa erkenden çıktık ewden sonra ışıklarda her zaman yaptıklarımızı yapmaya başladık gezindik bakındık yemek fln yedik neyseee tramvay beklıyoruz o sırada burgerkingin cadde kenarına koyduğu masalar vardı ona oturduk. uzun boylu esmer tabi caizse çakı gibi biri geldi sandalyeyi caddenın tam kenarına çekti ve yola bakarak oturmaya başladı.. arada arkasını donup bişeyler anlatıyordu "gelin" "sırtıma vurdular" "oynadı" bunun gibi düğünü çağrıştıran kelimeleri yarım yırtık söyler gibi oluyordu önce anlamadık bön bön baktık arkideşim ile sonra yan tarafta oturan oranın müdavimiyim ben havasını yaaratan kadına sordum ben:) hiç dururmuyum meraklıyım konusmayıda seviyorumya :))) kadın anlatmaya başladı... meğersem bu adam her sabah erkenden uyanır traşını olur ak pak giyinir damat gibi beklermiş tüm gün gelinini... çakı gibi adam diye boşuna demedim... bu sırada kıyafetlerını fln oranın esnafı veriyormus son kalan takım elbiseleri ayakkabıları hatta adını giderken öğrendiğim CAVİT amcayı iş adamları fln ziyaret edip kıyafetler veriyorlarmış... biz bunları konusurken hatta antalya spor eski başkanı olan kısa boylu adam geldı cavitle konusmaya :) herkes çok seviyor... e kim sevmezki böyle bi aşığı... her gün filinta gibi giyinip kurduğu hayaller ile yaşamak.. bu kolay kolay kımsenın harcı olamaz ;) öyle onun hikayesini dinlerken gözlerim fln doldu bi tuhaf oldu içim... ütopikte gelmedi... konusmasını kendini hayatını bi aşk uğruna kaybetmiş adam kimbilir neler yaşadı.. ben bu filinta gibi adama hayran oldum... 
 CAVİT amca... sen aşk'ın yaşayan nadir örneklerinden birisin...
cavit amcaya benzeyen ama hikayesi bambaşka biiri daha var... YAŞAR amca. bu amcamızda edebiyat öğretmenidir ve bi gün kızını ve eşini evinin yanması sonucu kaybeder hatta evinin yanmasına son anda yetişir gözleri ile görür sonra bu duruma dayanamaz ve herşeyden herkesten soyutlar kendini... şimdi ankara anıttepe lisesinin arka tarafında askeri lojmanların arasında dışarıda yatıyor oranın esnafı yaşayan insanları kısaca herkes yaşar amcayı çokta güzel sahipleniyor... yaşar amcayı lise boyunca hep görürdüm hatta küçükken öğrenmiştim hikayesini.. kuzenlerin fln türkçe sorularını bazen sorduklarını hatırlıyorum. ayrıca bigun sınıfta konusu açıldığında anlatmıştım edebiyat hocamız yine her zaman yaptığını yapmış inanmamış bi de anlattıklarımı küçümsemişti sonra olayın öyle olduğunu öğrendi ve bu konuda bi yorum yapamadı oh olsun ona! hiç sevmezdim! :)
neyse bu yazıya anılarımdan birine katıp çokta şirin yaptım :) özetle...


bunları yazarkende aklımı kurcalayan özdemir ashaf dizeleri var...
Ne zaman imkansızı seversen..İşte o zaman gerçek seversin..! *Özdemir Asaf* 

Hiç yorum yok: