Çarşamba, Aralık 28, 2011

İkilem..



Gel zaman git zaman derken yaşanmışlıklar artar. Ya da aynı kalır standarta bağlar süreç kendini. Hep aynı eylemlerin tekrarlarıyla kısır döngüye dönüşür bu can sıkıcı durum.  Ve çok ilginçtir ki; ikili ilişkilerde yaşanılan olumsuzluklarda takılır kalır insanlar. Sanki karşılıklı anlaşılmış gibi top havada bir oraya bir buraya uçuşup durur. Karşı taraf suçlanır hep. Öz eleştiri yapmaya zahmet edilmeden garip bir savunma mekanizması ile oluşur bu durum. Ben ben ben ben… Ben’lerle dolu cümleler dökülür dudaklardan. Kendini üstü kapalı öven cümleler olur genelde. Direk söylenmez! Söylenirse olur mu hiç! Denmez mi egoist diye!!! Üstü kapalı yapılır bu eylem… Sonrasında Sen ile başlayan cümleler sıralanır ve ardı arkası kesilmez. Bu sefer övülmez yerilir. Hem de itina ile;) Koruma iç güdüsü mü denir bencillik mi denir ben bilemedim.  Gerçi bu ikilide koruma içgüdüsü bencilliği doğurur bu nedenle hepsini kapsasın diye bencillik diyebilirim.



Evet benciliz! Benciliz arkadaş. Kulağa hoş gelmiyor değil mi? İnsan kendine bencil dediğinde inanarak söylemiyormuş gibi oluyor ama benciliz. Bunun dozajı değişse de herkes bencildir. Platoniklik bile bencillik göstergesidir. Hatta egositlik. Kendi aşkına duyulan bir hayranlık bu. Canlı örneklerini gördüğüm için ahkam kesebiliyorum. Platonik olmakta bir yerden sonra can acıtabiliyormuş. Gerçi ikili ilişkilerde de aynı durum geçerli sadece şiddetleri farklılaşıyor. Yani her halükarda acıtıyor! Bu noktada yapılacak iki şey var. Ya can acısına alışmayı öğreneceksin (ki saçmalıktan ibarettir bence!),  ya da kesip atıcaksın..



Devam etmek inanılmaz bir saçmalık. Çünkü hem canın acıyor hem de bu acıya her geçen gün yenisi ekleniyor. Mazoşizmin en üst mertebesi derim ben bu duruma. Aşk acısı çekmekmiş pehhh! Daha mantıklı uğraşlarla saçmalamak iyi bir seçim olabilir. Neyse gelelim kesip atma konusuna. Bu bence en kolayı. Gerçekten! Kimseyi kendimizden daha çok sevemeyeceğimizi düşünürsek  (bu durum acı olsa da böyledir), mutsuz eden her şeyden uzaklaşmamız bencilliğimizin derecesi ile doğru orantılı olacaktır. Kendini sevenler hemen yaparlar bu eylemi. Gözlerini kırpmadan hem de. Yaparlar acımazlar. Empati kuran ve vicdanı ağır basanlar ile bu gidişleri beceremezler. Kesip atmak yerine parçalarına ayırıp iyice lime lime ettikten sonra bir daha parçaların birleşmeyeceğine kesin kanaat getirdikleri anda giderler. Yani uzun uğraştır. Ben gelemem! Fazla egoistim. Kendimi çok sevemezsem hayattan zevk alamam insanları sevemem hayvanları sevemem gibi:)

Bu nedenle hayat sevince güzel…

Sevmek gerek ama hakkını vere vere, göğsünü gere gere. Gerçekten sevmek gerek, candan sevmek gerek, içten yaklaşmak gerek. Bilgisayar oyunu oynuyormuşçasına strateji belirlemek yerine bu durumun duygularla ilişkili olduğunu bilmek gerek. Karşındakinin insan olduğunu anlamak gerek. Cansız bir nesneye değilde ete kemiğe bürünmüş bir yüreğe yaklaştığının bilincinde olmak gerek…

Bu listeyi uzatasım gelmedi. Dön dolaş aynı doğrultuda cümleler olacak. Bu nedenle türevlerini alması okuyana kalsın. İsteyen integralini alsın tek bir şeyde bitirsin olayı… Sonuçta her parça aynı içerikte…

"Bu yazı parçalara bölen lime lime eden ve lime lime’lerin, lime lime olduğundan hiç emin olamayan canım arkadaşım için olsun..."

Bu sahne hep duygulandırmıştır beni :)

8 yorum:

Yusuf Akıncı dedi ki...

kendini sevmek niye acı olsun ki? dediğin gibi ego diye bir damar var insanın vucudunda herkese yanlış gelse de dozajı tadında bıraktığın sürece bal kaymaktır sana :) düşünsene ben mutlu olayım diye ben yaptım demek.. ne kadar güzel tabi o kadar tozpembe değil çoğu kez insan sırf karşıdakini üzmesin diye yapmaz işte yanlış olan bu ben'i düşünmek varken sen'den banane diyebilmeli :)
ilişki de tabi duygu ile hareket etmek güzel katılmadığım noktası ise eger pc oyunu oynar gibi strateji geliştirmezsen acı çekme olasılıgın yüksek olur.Bunu da istemezsin sanırım aklının önüne geçtigi anda duyguların seni ona hapseder,bence tabi ki egoma göre stratejik yaşa ki hayatının yönlendirilmesi adminliğin elinde olsun duygularını rafa kaldır demiyorum onu da yeri geldiğinde kullan sadece:)
...tabii bence :)

HANDE dedi ki...

bencıllık her ınsanda vardır tatlım.. yok dıyen ınsan ya kendını kandırıyordur yada gerçekten bencilliğin ne demek oldugunu bılmıyordur. yanı bır ınsanı mutlu etmek bıle bencillik göstergesidir. Çünkü karsımızdakı ınsanı mutlu edınce bızde mutlu oluruz bu da bızım bencıl oldugumuzu gösterir aslında. ama gel gelelım bu olay ıcımızı acıtan birşey olursa buna karsı bencıl davranamayabılırız. cunku araya senınde dedıgın gıbı duygular gırer kı bu duygular engel olunamayan duygulardır.ve bu duygular karsısında defalarca dejavu olmussuzdur.. aslına bakarsan bu hayatta en ıyısı şanslı olmaktırr..

dreamcatcher dedi ki...

parçalara bölen lime lime eden ve lime lime’lerin, lime lime olduğundan hiç emin olamayanlardanım bende sanırım...Kendimi de severim aslında ama ondan bile emin değilim :) İnsanlar yüreğimi yoruyorrr :)

aRda butlan dedi ki...

İnsanın bütün eylemleri kendine yöneliktir, bütün hizmetleri kendine-hizmettir, bütün sevgisi kendini sevmesindendir. Nietzsche

uykumgeldiyine dedi ki...

Sayın Yusuf Akıncı;

Balı çok severim, bunu hem somut hem soyut algılayabilirsin. Yani tabiri caizse ballı insanlardanım ve senin deyiminle ballı kaymağım:) Bunu ego savaşına indirgersek aynı durum söz konusu olmuyor ne yazıkki. Savaşın olduğu bir yerde kazanan ya da kaybeden olmanın bir önemi kalmıyor. En başta kaybederek başlanılıyor. Kısaca ilişkilerde ego savaşları başladı ise oracıktan büyük bir hızla kaçmak gerekiyor;)

Bu arada biraz keskin gelse de düşüncelerin sonrasında okuduğumda hak verdim. Söylediğin gibi salt duygu ile hareket etmek mantıksızdır ve can acıtır sonucunca. Neyse ki aklını kullanabilen gençleriz;)

uykumgeldiyine dedi ki...

Sayın HANDE;

Aşağı tükürsem sakal yukarı tükürsem bıyık lafı geldi aklıma yazdıklarını okuduğumda. Öyle ya da böyle bencillikten aklanamayız ne yaparsak yapalım her şey kendimiz içindir sonucu çıkıyor. Hazcıyız arkadaş!

Bu noktada dozaj önem kazanıyor. Egoizmin dozajı zarar verme ile doğru orantıyı hamencecik kuruyor. Danışıklı dövüşüyoruz yani. Çok pis bir durum bence... Her şeye rağmen bile bile ladeslerimiz ile dejavularımızla akıllanamayan en büyük aptalarda bizleriz...

uykumgeldiyine dedi ki...

Sayın dreamcatcher;

Seni septikkk hatunnnn anneciğin öğretmedi mi sana yoğurdu üfleyerek yemeyi ;) Yormasın kimse yüreğini! Azcık egoist ol azcık bencil ol... Yorulmaktan mutlu musun değil misin bilmediğim için böyle önerilerde bulundum:)

Hem belki bıçağın iyi kesmiyordur en iyisi sana kasaptan satır alıp geleyim ben ;) kökten çözüm ;)

uykumgeldiyine dedi ki...

Sayın aRda butlan;

Nietzsche acımasız ve sert olsa da üzülerek O'na katılıyorum. Bütün sevgilerimiz kendimizi sevmemizdendir... Ya da tam tersi...