Çarşamba, Ocak 04, 2012

2011'in son, 2012'nin ilk günleri..



B planı olmayanlar kervanının en arkasından paytak paytak mehter takımı misali yürüyen kişisiyim. Plan yapmak bana göre değil. Bunu hep söyledim hepte söyleyecek gibiyim. Uzun vadede plan yapılması hoştur. Yani yürüyeceğin yolu bilmek güzeldir ancak kısacık günün planını yapmak gereksizdir çoğu zaman. Mesela ben yaptım, yaptım da noldu? Olmadı!!! Son anda başka bir şey çıktı ve bir anda değişiverdi her şey! O kadar planlar yaptım ayrıntılarına kadar düşündüm sonucunda yine spontane yaşam şekline giriverdim. En iyisi ben plansızlığıma yeni planlar eklemeden uzun zamandır ara verdiğim güncelerime devam edeyim. 

Hızlı hatta hıphızlı günlerim geçti. Bunları hatırladığım kadarıyla anlatmayı düşünmekteyim. Öncelikle sabahları standartlaştırdığım eylemimi anlatmalıyım. Uyanır uyanmaz balkona çıkıp missss havayı içime çekiyordum oranın fotosunu çekip koyayım dedim. 



Kızların yanına gidicem diye hazırlanırken bir anda başka bir yerde buldum kendimi. İyi mi oldu kötü mü bilincine varamamışken. yıl başına kadar süslemeler ile uğraştık. Sürekli müzik dinleyen ve dans eden oynak iki erkek arkadaş vardı Gürcü, sonra bir çift vardı kız Rus oğlan Türk. Bu çiftimiz çok tatlılardı çok sevdim ikisini. Diğer iki oğlanıda sevdim ama öyle çok fazla değil. İyilerdi hepsi. Sonra bir de şef vardı. Şeker mi şeker onu da çok sevdim. Yarım Türkçe’siyle konuşmaya çalışıyordu. İyi biriydi. Yanımda 3 yıldır tanıdığım bir arkadaşımda vardı. Bir de tanışalı azcık zaman olan başka bir arkadaşım ve bir de o gün tanıştığım bir kız vardı. İlk günler pek bişi yapmadık. Gerçekten ben çalıştığımızı düşünmüyorum. Mesela ikinci gün iki üç saat bekledik sonra dediler ki yukarıya çıkın. Dediler bizde çıktık sonra ismimizi söylememizi istediler söyledik. Esra ile eee şimdi ne yapacauk diye bön bön birbirimize bakarken iş bitti bgnlük sözünü duyduğumuzdaki tepkiler görülmeye duyulmaya değerdi. Öyle saçma sapan şeyler yaptık yaniJ sonraki gün birkaç saat etrafta dolandıktan sonra başladık beklemeye. Bekledik bekledik gelen giden yok neyse epey bekledik sonunda şef olan iyi adam geldi ve “arkadaşlar gidebilirsiniz” dedi. Hey yarapppiieeemm! Dedim. Yani bu iki kelimeyi duymak için onca saat kös kös oturup zaman harcamış olmamız yine saçma geldi güldüm duruma.



Neyse ki yıl başı gününe her şeyi hazırladık sadece 31 Aralığı beklemeye başladık. Güneşsiz gün geçirmeyen Antalya’mızda bir afralar tafralar böyle bi değişti ki sormayın. Başladı yağmur, kar, dolu, fırtına. Vallahi bak. Hepsi oldu. Sonra bişiler tıkandığı için salonlara sular taştı. O hengamede çocukları dışarı çıkardık. Bu dışarı çıkarttığımız çocuklardan çıkmak istemeyen direnişçilerle karşılaştık. Kendini büyük hissedip boyundan büyük şeyleri kaldırmaya çalışanlar fln oldu ayyyy yerim ben onları! bu karmaşa da “beni tuvalete götürür müsün Damla öğretmenim” diyen ufaklıklara saygılarımı hala büyük bir içtenlikle sunuyorum. Eee salonlar su doldu biz napacauk diye düşünürken hemen orta alana taşıdık her şeyi. Maşallah kaslarıma kuvvet. Böyle dediğime bakmayın herkes çalıştı çabaladı hemen düzeldi. Çocuklar geldi, çocuklarla birlikte ebeveynlerde geldi sonra da büyükleri zor bela kovduk. Ayyy bir inatçılar bir inatçılar. Ya hiç ilgilenmiyorlar ya da ilgiyi abartıyorlar. Bilemedim ben bu anne baba olma işinin dengesini. Dengesi var mı onu da bilemedim. Daha önce yapmadığım şeyleri de yaptım bu süreçte. Bir sürü çocuğu tuvalete götürdüm. Çok fenaydı. Psikolojim bozuldu. Anlamıyorum 4 yaşına gelmiş çocuklar nasıl tek başlarına tuvaletini yapamazlar!!! Ailelerine sevgilerimle…


Yeni yıla girerken koşa koşa gittik büyük salona. Geriye doğru saydık ve sonra sevgi yumağı olduk. Az kalsın unutuyordum. Çiftten bahsetmiştim yazının başında. Ordaki çocuk kıza evlenme teklifi etti. Çok tatlılardı duygulandım fln. Gerçi o gece evlenme teklifleri havada uçuştu biraz. Sonra başka bir adam başka bir kadına sahnede evlenme teklifi etti. O da kabul etti. Maşallah hatunlar teklif gelsin de kabul edeyim diye bekliyormuş=) sonrasında içtik eğlendik fln derken ben baya fazla kaçırmışım.  ayyy düşündükçe kendime gülüyorum.



Güzeldi her şeyiyle bu yeni yılın ilk günleri. Bu arada sahil çokkk güzeldi orada… hele ki gün batımı... Çok sevdim. İnanılmaz sevdim.


Kumdan sahili vardı. Ara ara iskeleler kurulmuştu ve yerler deniz kabuklarıyla doluydu. Yürüyüşe çıkan her çift ismini yazıyor olmalıydı ki isimlere basmamak için tuhaf tuhaf yürümeye başlamıştım.



Dedim ben de yazarım! Yazım. Çok tatlı yazdım! Damla yazdım=) orda benimde ismim var artık. Gerçi ben dalgalara çok yakın yere yazdım kesin silinmiştir ama olsun dalgaları da severim ben. 



Her şey günlük güneşlik olmadı orada. Yani zor zamanlarda geçirdik. Mesela klimalar sorunluydu çok üşüdük 


Ufaklıkları anlatmadan geçmemeliyim. Rüzgar vardı. Çooook tatlı şeker bir çocuktu. 3 yaşında olmalı. Tuvalete götürdüğüm ilk çocuk oldu. Annesini görünce dedim hemen "kayınvalideciğim izdivacımıza mani olmamalısınız" diye:) Rüzgar ile ps oynadık. Araba yarışları yaptık. Hep kendi kazandı sandı bende üzülmesin diye bozmadım ama hep ben kazanmıştım. Çocuk deyip geçmeyin çok fena oynayanlar vardı.



Neyse bir de Levent vardı. Utangaç çekingen nazik çoook tatlı bir çocuktu. Peşimden ayrılmadı Damla öğretmenim diye diye dolandı. Canım benim bak şimdi ikisinide sevesim geldi. Özetle ikisini görünce dedim çocuk yapmalıyım. Anne olmalıyım. Böyle çocuklarım olmalı. Sonrasında diğer çocukların yaramazlıklarını görünce de dedim ki ; Çocuk sesi bile duymak istemiyorum!!! Çok değişken oldum ama ne yapayım. Yerimde olaydınız da göreydiniz. Oooo isyankarlığın dibine vurdum böyleceeee. 

Uçan kırmızı balonum vardı. İplerle bağlamıştım çok şeker olmuştu. Bi tane adam geldi elimden almaya çalıştı bende vermedim. Çocuğuna vercekmiş!!! Banane. O benim dedim. Vermedim. Vermedim de noldu! Gecenin sonunda uçtu gitti kaybettim:( 



Yeni yılımın ilk günleri böyle geçti. Yeni yıl güzel geldi. 2012 Kehanetini yapan Mayalara nanik yapıyorum=) Bence onları yanlış anladık bizler. 2012 güzelliklerin yılı olacakmış, şans, bereket, mutluluk, huzur, başarı, aşk, meşk, para yani kısaca hayatımıza güzel renkler katacakmış. Öyle duydum! Bunu uydurmuşta olabilirim. Neyse ne farkeder herkese kocaman güzel dileklerimi gönderiyorum. Yeni yıllar hep güzel geçsin... Sizleri seviyorum.



12 yorum:

Sarp dedi ki...

ne mübarek bir süpermanmiş ya :D hızır gibi maşallah :D

colordeaf dedi ki...

Maya Takvimine göre kehanetler 2012'nin Aralık ayında gerçekleşecek. nanik için erken. Tek sorunun klimanın çalışmaması gibi şeyler olsun hayatın boyunca

Adsız dedi ki...

http://www.youtube.com/watch?v=4oHbd6dQszc&feature=related
eee kalabilecek onca yeri varken aşkın pek gitme şansı olmuyor böyleyken yılın numaralı kimliğinden bize ne...

uykumgeldiyine dedi ki...

Sarp, ben öyle boşuna süperman demedim ki :) maşallah gerçekten ;)

uykumgeldiyine dedi ki...

Çağlarrrr, benim de tek dileğim bu oldu şimdi:) Klimalar dışında derdimiz olmasın emi. ;) Ayrıca ben şimdiden nanik yapayımda sonra nasıl olsa nanik yapcak zaman bırakmayacak kehanet bize :)

uykumgeldiyine dedi ki...

Adsız söylediklerinden bir şey anlamama rağmen gönderdiğin şarkıya istinaden; "Aşk bitebilecek, tükenebilecek bir duygu değildir. Sadece suretleri değiştirme gücüne sahiptir!"

Adsız dedi ki...

Noldu bu supermene

uykumgeldiyine dedi ki...

bilmem nolmuş? sanırım pelerini düşmüş ya da bendeki göz yanılsaması sorununu çözdük diyelim;) Adsız isminle yorum yapsan mutlu olurdum (:

Adsız dedi ki...

Mide kaldırmış galiba supermen kendine yeni bir pelerin diktirmiş :)

uykumgeldiyine dedi ki...

format değiştirdi hiperman oldu ;) ımmm midem.. tadını sevdiğim şeylerden vazgeçemiyorum! ayrıca bilirsin gemileri çabuk yakarım sonra gerçek ile kafamdakinin farkını görüp pişman olurum;)

Adsız dedi ki...

Konu burda açılmış bende burda yaziim.Bu süpermen bilirsin kahramanlık kimliğini saklar ve realde senin gibi biridir. Ben kahraman kısmını tanımam ama realini bilirim. Diyebileceğim tek şey emin olma :(

uykumgeldiyine dedi ki...

reelini nerden bildiğini.. ne bildiğini ve ne kadar bildiğini merak ediyorum.. açık konuşmanı isterdim.