Pazar, Ocak 15, 2012

Kış Güncesi...



Kış gelince burnumda akmaya başlıyor. Ellerimde peçeteler ile dolaşıyorum. Dışarıdaysam ve elimde peçete yoksa vay halime! Burnumu çekmekten başım filan ağrıyor. Hatta gece uykumdan uyanıyorum nefes alamadığım için. O kadar sümüklü oluyorum yani… Bugün ilginç bir şeyi fark ettim burnum tıkalı iken ağladığımda burnum akmaya başlıyor yani rahat nefes alabiliyorum ama bu seferde gözlerim ağrıyor hemen uykum geliyor. Uykumun gelmesi mi iyi nefes almakta zorlanmak mı diye düşünürken, niye düşünüyorsun kızım! Diyorum kendime. Uyku candır. Yarı ölüm hali deseler de uyumak güzeldir. Ağlamakta güzeldir. Yani şimdi ağlamak güzel dediysem nedeni önemlidir. Mutluluktan ağlanır duygulanıp ağlanır bunlar şirindir. Sinirden ağladığında başında ağrır. İyi biliyorum… Neyse başım ağrımaya başladı, burnum akıyor ama bol miktarda peçeteye sahibim, gözlerim yanmaya başladı sanırım uyumam gerek. 

Sabah uyanıp aptal finale çalışmam gerek. Bu dönem tüm derslerin içine ettim! Dönem uzatabilirim. Uzatmaya da bilirim yani kesin bir şey yok ama dersler inanılmaz kötü… Üzülüyorum bu duruma ama ne yapayım! Hiçbiri benim suçum değil. Yayında ve yapımda emeği geçen 2. Ve 3. Tekil hatta çoğul şahısların dişleri dökülsün, aylarca cırcır olsunlar emi!!! Hatta başka beddualarda geçti içimden ama yazamayacağım kadar ayıplar… Bu nedenle bir iki üç tıp! Hadi uykuya…

Hiç yorum yok: