Perşembe, Mart 08, 2012

Kadın olmak...


Kadın olmak...



İran'da kadın olmak...

Fransa'da kadın olmak...

Arabistan'da kadın olmak...

Hindistan'da kadın olmak...

Somali'de kadın olmak...

Türkiye'de kadın olmak...

Amerika'da kadın olmak...

Hangi kıta hangi ülke hangi şehir hangi kara parçasında olursa olsun kadın yaşantısı boyunca benzer şeyleri yaşar benzer durumlarla karşı karşıya kalır. Bunu salt kadın olarak değerlendirmeyelim... Bugün Dünya Erkekler Günü olsaydı benzer cümleleri onlar için kurabilirdim ama şansınıza küsün beyler. 

Gerçi erkekler günü olsaydı ben bu feminst yanımın tavan yaptığı şu dönemlerde ne derece olumlu şirin şeker şeyler yazardım düşünmedim değil. iyi ki öyle bir gün yok;)

Bugün kadınların günü..

Bizde buradayız demek. Nesne gibi görülmemek için çaba göstermek insanlık dışı bir eylem olsa da şu günlerde kadın toplumdaki en güzel zamanlarını yaşıyor diyebiliriz. Artık kocalarımız istediği için çocuk yapmak zorunda değiliz. Erkeklerin çalıştığı işlerde çalışıp onların aslında bizden üstün niteliklerinin olmadığını bir çok kulvarda kanıtlamış durumdayız. vs vs vs yüzlerce unsur sıralayabilirim şuracıkta. Hem de hiç sıkılmadan.

Diğer ülkelerde kadın olmak nasıldır bilmem ama Türkiye'de çok zor kardişlerim.. Vallahi çok zor.
Keşke bir gün de olsa erkekler empatinin dibine vursa kimliklerini kenara koyup kadın gibi düşünüp hissedebilse..
İşte o zaman sadece et olarak bakıldığında, cinsel obje gibi görüp alt yazı geçen gözlerinizi gördüğümüzde, şerefsizliklerinizde, kabalıklarınızda, şiddetinizde, öfkenizde, komşunun tavuğu size kaz geldiğinde, bakışlarınız donuklaştığında, hoyratlaştığınızda, (...(!)) neler hissettiğimizi, ne kadar kırıldığımızı, incindiğimizi anlardınız..

KEŞKE...

Türk kadınları ikiye ayrılmış durumda. Erkeğe bağımlı olanlar ve erkeğe bağımsız olanlar. Erkekleri aşağılamak gibi bir derdim yok yani buna gerek yok hepsi aynı değil. Genelleme yaparak aralarından çıkan o güzel insanları aşağılamak istemiyorum. Babamı seviyorum arkadaşlarımın babalarını seviyorum arkadaşlarımı seviyorum. Onlar iyi ki varlar.

Kadın hassastır, kırılmaya yatkındır anatomisi. Kırıldığım zamanlarda onların güçlü omuzları sert bakışları ve dimdik ayakta duran profilleriyle bana hep sığınacak liman olmuşlardır. Bu nedenle bugünde onlara varlıklarından dolayı binlerce teşekkürlerimi sunar her birine ayrı ayrı artan hayranlığımı bildirmek isterim.

"BEN KADINIM… Gururun olurum bazen. Hiç ummadığın zamanda zekâmla şaşırtır, yine... beklemediğin bir anda aptalı oynayarak hayretler içerisinde bırakırım seni. Farklı özelliklerimle yaşamına renk katarım. Biraz gizemli, biraz tutkulu. Bazen de isteyerek aptal..... BEN KADINIM… Çok güçlüyüm. Dört bir tarafım demirden kale gibi. Hiçbir düşmanın girmeye cesaret edemeyeceği kadar güçlü. Ama bir o kadar d...a kırılgan ve narin. Hiç beklemediğin bir anda kırılıveren, bir yüreğe sahibim."

facebookta dolanırken gördüm bu yazıyı. aslında daha uzun idi ama benim dikkatimi çeken kısmını aldım sadece.. aynen böyle bir şey işte kadın olmak.



Günümüz kutlu olsun hanımlar.. :) Şimdi çiçek alınmalı ve hayatımdaki en özel kadınlara verilmeli...


1 yorum:

Adsız dedi ki...

Keşke resmimi de nereden aldığınızı yazsaydınız...