Pazartesi, Mart 12, 2012

Olympos güncesi:) bol gülmeceli günlerimiz :))



Bu şarkıyı dinleyerek başladım hafta sonu kaçamağımıza:) sonrasını birbirinden şekerlemeli eğlenceli şarkılar aldı. hadise bile dinledim:) güle oynaya geçen yolculuk sırasında başımıza pek bir şey gelmedi. sonrasında indiğimizde bir anda kalabalıklaşıverdik. çünküüü bizim gibi bir kaç grup daha kalacak yerini ayarlamadan gitmişti e hal böyle olunca açık olan yerlere bakınmaya başladık ve neticede konaklamak için güzel bir tercih yaptık. oda seçme ve yerleşme faslını bitirdikten sonra hemen atıverdik kendimizi dışarıya. 

bol fotoğraflı anlatıcam bu seferlik:)

oda önü klasik fotoğraflamalarımızı yapmazsak olmaz dedik geçmiş albümlere bir yenisini daha ekledik.


olympos işte! can burası can!!! huzurlu hissettiğim nadir yerlerden... şimdi fotoya bakınca aaa! kimsecikler yok mu diyeceksiniz ancak tüm gençler sahile saklanmış:) bizde sonradan sobeledik onları.
aslında bu minik kaçamak çok daha farklı planlanmıştı beklenmedik şeyler çıkınca plan değişiverdi.
kızlı erkekli kalabalık bir şekilde gidilmesi planlanılmıştı o sırada ben aldatıldığımı vs vs öğrendim ve dedim kız kıza gidilecek. öylesi daha iyi olacak! ayrıca bu feminist zamanlarımda verilebilecek en güzel karar idi bence:)
tabi bu plan değişikliği yüzünden yediğim küfürlerin hesabını tutmuyorum:) 
sen adamları heveslendirrrr kızlar kendilerini ayarlasınlar hatta romantizm planları yapılsın son anda plan bozulsun :) olcak iş mi? oldu.
güzel oldu.


Sahile geçerken sol tarafta bol papatyalı alanlar görünce çoook mutlu olduk attık kendimizi papatyaların arasına. eee papatya bulunur da falı bakılmaz mı? kaç tane papatyayı öldürdüm bilmiyorum. ama bir seviyor bir sevmiyor çıkıyordu. ve sapını saymalı mıydım inanın bilmiyorum. gerçi önemli olan bu eylemi yapmak idi sonucu değildi bu nedenle papatyalar canımızsınız.


Kızlardan biri papatyadan taç yaptığını söylediği anda nasıl gözlerim parladı anlatamam:) kıza karşı göz bebeklerim kalp şeklini aldı bile diyebilirim o derece yani:)
sonra hemen papatya toplama işlemini bitirip beklemeye başladım. 

sonuçta tacımı taktım!!!! evet evet çok mutlu oldum. turuncumsu saçlarıma da beyazlar yakıştı.


tacımı takıp gezinmelere devam ettik. hatta ilk durağımız güzel sahil oldu. mis kokulu deniz oldu. biz konuşurken yakalanılan bu habersiz fotoğrafı görünce "KAYBEDENLER KLÜBÜ" geyikleri dönmeye başladı:) ne kaybetmesi lan!
yani kaybetmeye nasıl baktığımızla orantılı değişir bu durum:) kaybetmiş olabiliriz kime göre neye göre.
o değilde ciddi ciddi orda kelimelerimizi yarıştırıyorduk. yaşanılanların diyalektiği ile meşgul idik. 
evet kızlar haklı!!!


daha önce de söylemiştim bazen bir şeyler eksik kalınca "acaba"lar doğmaya başlar o boşluklardan. işte o boşluklar hayatımı daha fazla meşgul etmesin ve düşüncelerimdeki haklılık oranımı göreyim diye sonucunda inanılmaz keyiflendiren bir konuşma yaptım. 
az çok tahmin edilmiştir ama söyleyim sonucu beni hiç şaşırtmadı hele ki sonrasında ki karşılaştığım, gördüğüm manzara evet beklediğim şey idi.

ufak bir şey anlatasım geldi... küçükken uzun tekerlemeleri söylerken gülmeye başlardım çünkü hatalı söylerdim. hal böyle olunca kulaktan kulağa diye bir oyun vardır herkes bilir. bu oyunu oynarken çok keyif alırdım çok eğlenirdim.
çocuk oyunlarımdandır kendileri. 
çocuk oyunu deyip geçmeyin canlarım. bazı insanların yaşam şekilleri hatta kişiliklerinin ana taşlarını oluşturur bu durum. ayrıca burdaki "kulak" sadece bir imgedir. yanlış anlaşılmasın


karnımın guruldamaları artınca kendimi mutsuz hissettiğimi bende bir şeylerin eksik olduğunu hissettim evet evet yemek yemeliydim acilen:)
aaa bu arada arada geçen bir diyalogu yazayım ve hatunsal tepkimelerimizi örneklendirmiş olalım;

D: moralim bozuldu be
T: hı? niye...
D: karnım çok acıktı ve kilo vermem lazım en son diyete girdim yine olmadı.
T: hey yarappieem.
D: noldu lan!
T: senden bunun aksini bekleyende kabahat bende bir şey diyeceksin diye bekliyorum
D: dedimya işte.
T: insanlar telefonla konuşmaktan sıkılmıyorlar mı?
D: şu ilerdeki çocuk değil mi?
T: evet dikkatimi çekti
D: bak işte sevgilisine sadık adamlarda varmış! yok lan o da kesin falsolu bişeyler yapıyordur. 
T: evet sadık adamlarda olabilir.
D: görürsen söyle:)
T: acıktım bende hadi gidelim
D: ben ne diyorum acıktım kızım acıktımmmmm hadi kalk kallkkkkk :)

ve kalkıp gideriz. sahile geçilen yerdeki su yükselmiş geçiş biraz zorlaşmıştı. geçerken çok zorlandık hatta her seferinde centilmen gençlerin yardımı ile bu işlemi gerçekleştirdik.
sonra en son yine geçmemiz gerekirken etrafımızda o sadık mı değil mi muhabbetini yaptığımız çocuk geliyordu. yine kulağında telefon sevgilisi ile tatlı tatlı konuşuyordu. adam harbi adammış yani normalde dikkatimi çekmeyecek bir görünüşü olmasına rağmen gidip tanışasım bile geldi. eferim evladım eferim. sizlerin varlığını bilmek beni mesut ediyor:)
direk bakmayı geçtim yan gözle bile bakmayan sarkmayan bu gencimize saygı ve sevgilerimi iletiyorum.
neyse ki yardımsız da olsa zor bela geçtik karşıya:) 


koşa koşa akşam yemeği listesine baktım ve tepkim sonucu herkes gülmekten öldü:)
kapuska, pırasa, yeşil mercimek çorbası, kereviz, salata 
yazıyordu.
neyse ki el birliği ile güzel bir şakanın sonucunda şefin yaptığı birbirinden lezzetli yemekleri mideye indirmem uzun sürmedi:)
yemeklerimizi yedik çaylarımızı içtik oyunlarımızı oynadık hamak, masa tenisi, aa bu arada internet iyi ki varsın yoksa bizim fasıl şarkılarımız nasıl olcaktı (!)
son bir kez daha yürüyelim dedik ve aldık limonlularımızı yürüdük 
kırmızı beremi ve eldivenlerimi de almıştım. şeker oldular şekerrrr.

hava ile bütün su ile bütün güneşle bütün güzel yer... akşamları başka güzel geceleri başka sabahları başka...


bazı papatya fallarında son yaprak koparılmaması gerekir... dedim ve papatyamı ufak su birikintisine bıraktım.
güzel görünüyordu..


benim şeftali şarabımı almam gerekiyordu. gece limonlular güzel gitmezdi. bir şeftali bir kavun alıp sedirlere dönüş yaptık. buarada bu alttaki hatunda Duygu. kuzencağızım. o da geldi bizleydi iyi de etti geldi:) 


şeftali kavun ikilisinin bol muhabbet ve yanında müziklerimiz ile tüketiminden sonra havanında epey soğuması kaşısında direnişimizi yarıda bırakarak odalarda devam ettik. bu arada insanlar çok sıcaklar tanımadığım bir sürü insanla konuşmuş olmak onlarla karşılıklı gülümsemek bile mutlu etti beni.


Sabah erken uyanıp yürüyüş yapalım dediğimde benim güzel arkideşim ben zaten öyle planlamıştım 6 uygun mu dedi yok 8 olsun dedim ve biz 8,30 da uyanabildik:) 9 gibi çıktık odadan. diğerleri mışıldamalara rüya görmelere devam ediyorken biz dere tepe dinlemeden yürüdük yürüdük yürüdük en sonunda karşıya geçemeyeceğimiz bir yere gelince aldık başımızı önümüze geldiğimiz yerden tıngır mıngır devam ettik.

havasından mıdır suyundan mıdır doymak bilmedim arkadaş. herkes kahvaltıda doydu ben doymadım :D gerçi hepsinin ki bahane idi ama olsun. mutfağa girip yeni bir tabak istemem doğrultusunda kocaman dolu dolu bir tabak geldi önüme ve ben bunu diğerleri ile paylaştım:) hepberaber doyduk. 

hazırlanıp tekrar çıktık. eee olympos burası yapılcak seyler sınırlı ve biz bu sınırlı eylemler için ayıla bayıla her defasında büyük keyifle gidiyor bu "ak sakallı gözlüklü bilge dede" diye nitelendirdiğimiz yere...



haydi gelin içelim arkadaşlar. bir sonraki gezmecelerimiz beraber olsun. mutluluk paylaştıkça artar ehehee reklam repliği gibi oldu ama olsun. 
sevin, sevildikçe daha çok sevin..
terliyken su içmeyin, çimlere basmayın, yere çöp atmayın, aldatmayın ve kesinlikle yalan söylemeyin, kendinize iyi bakın.. güzel insanlar sizleri seviyorum



bu şarkı ile yazımı sonlandırayım

Belki birden bire yeniden başlamam gerek 
Eskiden taptığımı bugün taşlamam gerek 

Yeni bir aşk yeni bir iş 
Yine gülecek bir neden lazım 

...

Yeni bir hayat gerisi bayat 
Kendime yeni bir ben lazım 

Günler güzel geçmedi unutmam lazım 
Asıp yüzümü kalmışım azcık kırtmam lazım 
Hep içime atmışım anlatmam gerek 
Hepsini bir kazana atıp toptan kaynatmam gerek :)))



6 yorum:

Oktay dedi ki...

ne güzel yerler öyle

Adsız dedi ki...

http://www.youtube.com/watch?v=1G4isv_Fylg&ob=av2e olimpooooooss can can canın taa en içten güm güm gümbürdediği yer. :D işte şarkı gibi yer...şiir gibi yer... cennet cennet :D

uykumgeldiyine dedi ki...

evet Oktay çok güzeldir mutlaka gidip görmelisin derim:)

uykumgeldiyine dedi ki...

Adsızzzzzzz sonuna kadar katıldım sana:) cennetin reeldeki hali kendileri;)

Scissor Hands 81 dedi ki...

Saçlarını kısa kullanmayı düşünürmüsün. Daha modern bir kesim senin yüzüne daha çok yakışır

uykumgeldiyine dedi ki...

hiç kısa kullanmadım aslında ve kısa nasıl olur hayal edemiyorum:) Antalya'da iyi bir kuaföre denk gelirsem kestirip size de bir fotosunu gönderebilirim:)