Pazar, Eylül 23, 2012

yüzümdeki boyalar beni ne kadar saklar?





günlerce öncesinden bu tarihi belirleyip sonra günü sırasıyla yaşamak çok tatlı oldu.
gökseli çok yakından görmek ise çok keyifliydi
biraz balık etli kızımız ama çok hüzünlü
hatuna eller havaya yapmak yakışmıyor
hani mikrofon önünde sabit durup şarkı söyleyenler var ya işte onlardan
bi de kollarını kuş gibi açıyor
konser sırasında acaba ne kullanıyor bu hatun diye tartışmasını yaptık (:
bağıra bağıra şarkılarını söyledim
hopladım zıpladım dans ettim
aaaaa bir de hayatımda ilk defa sevgili ile konser gibi bir etkinliğe katıldım.
bunu da ayrı bir zamanla anlatırım.
ayrıca epey mimlendiğim için yeni bi blog açma fikri kafamı kurcalayıp duruyor.
önce göksel dedik sonra canyona meyhaneye gidip çok sevdiğimiz diğer çift arkadaşlarımızla eğlendik
masaya gecenin sonlarına doğru bir çift daha gelince masa iyice şenlendi
canyon kapandı ve biz hala oturuyoruz
oturdukça oturduk
garsonlar mekanı toparlıyor biz muhabbet edip rakıların dibini görme telaşına giriyoruz
falan filan....

bu akşam levent yüksel var.
çok severim kendilerini
hatta tüm şarkılarını ezbere bilirim diyebilirim
bu psikoloji ile gidersem nasıl etkisi olur bilemiyorum
yeni bir iş yine gülecek bir neden lazım derken günleride yedim bitirdim
bana yeni uğraşlar lazım gerçekten içten keyiflenmem için...
önerisi olan?


Hiç yorum yok: