Pazartesi, Ekim 29, 2012

elleri üşüyen kızın elleri ısıtılmalı başka iki avuç ile..



"Biraz kahve molasına ne dersin?" bakışlarıyla gelmişti...
"Biraz salıncakta sallanalım mı? 
Gökyüzüne yakınmış gibi oluruz.." 
Bakışlarımla karşılamıştım onu...
ellerini arkasında birleştirmiş ıslık çalıp bir oraya bir buraya gidiyordu içimdeki kız çocuğu..
ve söylenilmeyi bekleyen yüzlerce cümlesi hazır ol da bekliyordu
canı sıkılmış olmalıydı
ama kahve!
kahve büyülemişti..
hem ellerini ısıtıp hem içini ısıtabilecekti
ya salıncaklar? gökyüzüne yakın olma isteğindeki haylaz ruh...
tek salıncak olmalıydı!
beni daha yükseğe daha yükseğe en yükseğe itmeliydi onun güçlü kolları.
ve...
 iki salıncaklı bir yerde ikimizde ayakta kalınca anlamıştık
tek başımıza çok yükseklere çıkamıyormuşuz,
kahveler salıncakta iken dökülürmüş.
döktük.
sallanamadan.
gökyüzüne yakınlaşmadan
sonra çilek yemeye karar verdik karların arasında...
(...)

2 yorum:

dilara habes dedi ki...

eşsiz bir yorum..mükemmel tarifler...

Saygılaaar :)

uykumgeldiyine dedi ki...

blogumda sizleri görmek ne kadar büyük mutluluk efenim :))) sevgilerrrr kucak dolusu öpücükler :)