Çarşamba, Kasım 07, 2012

çabuk söyleyin benim marangozum nerde!!!



"evim sensin"---"unutma beni"
VE Adını anımsayamadığım yabancı bir film...
bir filmden uyarlanmış iki türk filmi...

höngürdemek için gittik
..
..
..

gittik kızlarla hadi ağlayalım düşüncesiyle ancak tek ağlamayan ben oldum
bu kadar ağlama odaklı olmama rağmen olmayınca olmadı işte ağlayamadım (:
oysa peçete bile almıştım yanıma. 
daha girmeden bir kaçını elime alıp kendimi hazırlamıştım!
kötü kedi şerafettin yaptığın iş mi bebeğim???
ağlatamadın beni ama iklim salona girer girmez başladığı ağlamasına film bittiğinde son verdi hatta bir ara yanındaki ağlayan yabancı kız ile birbirlerine "bacım üzülme geçer" bakışlarını bile attılar!
sarılıp ağlamaları için filmin 5dk daha uzaması yeterliydi ama zaman yetmedi işte...
tuğçe ise olmuş bir nezle burnunu sürekli çektiğinden ağlayıp ağlamadığını anlamadık bile.
bir ara romantizmden kavrulan sahnelerde "erkek beee!!" "hadi yürü koçum benim" modundaki seslenişimle inledi salon. utandım mı? tabiki hayır.
öyle bağırıverdim işte.
aşk gitmiş bende holiganlığı kalmış :)
bazen olur böyle hatta hep olur
romantizmi yaşarken değilde izlerken daha net hissederiz
yemeğin kokusunu duyumsayıp tadına baktığımızda aynı hisleri hissetmeyişimiz gibi.
ne var ki koku duyularım çok fena çalışır!
ama yemeden de duramam ;)
neyse! benden geçmiş aşk kardeşlerim
muhtemelen marangozumu bulamadığımdandır
ya da ev sahibi olamadığımdandır. ama biliyorum bir gün benimde evim sensin adamım olacak
belki marangoz olur (: sonra annem beni kovalar evlatlıktan ret eder :)))
filme dönelim!!! öhööm öhöööm...
koskoca filmde ağzıma sıçan, yüreğime öküz oturtan tek sahne ilk sahne idi...
baba kız sahnesi...
öldürdü öldürdü resmen.
filmin diyalogları çok sağlam değildi ama orda kullanılan bir türkü var ki resmen replay tuşuna tecavüz ettirdi..



türküde söylendiği gibi bedduam olsun. ya da olmasın iyi kötü hiç bir duam olmasın hem falcı hatun ölecek fln demişti belki ölür. o zaman dünya daha güzel bir yer olur.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

"Arz-ı hâl etmeye cana seni tenha bulamam, Seni tenha bulacak kendimi asla bulamam"

"Benim tek hîç kim zâr ü perişân olmasın yâ Rab, Esîr-i derd-i aşk u dâğ-ı hicrân olmasın yâ Rab..."

uykumgeldiyine dedi ki...

Bu güzel dizelerle tanıştırdığın için çok teşekkür ediyorum Adsız. Google amcanın katkılarıyla bu cümlelerin Fuzuli ve İskender Pala'nın kaleminden çıktığını öğrenmiş oldum...

"Arz-ı hâl etmeye cana seni tenha bulamam, Seni tenha bulacak kendimi asla bulamam.."

Aşk böyle bir şey değil midir? ya da böyle olduğu için daha derinlere işlemez mi?