Çarşamba, Aralık 19, 2012

20'li yaşlar part1



Saçlarımı iki taraftan toplar çıkardım sokağa makyaj yapmayı sevmezdim belki belli belirsiz sürülen göz kalemleri olurdu yüzümde. Yarını pek düşünmeden yaşardım. Karşı cinsime ikili ilişkilerde pek değer vermezdim. Aslında gereğinden fazla önemser, bu durumu hissettirirdim ama kendimden çok sevmezdim sevemezdim. Olur ya da olmaz bu kadar basit idi. Pat diye girer hayatlarına pat diye çıkardım. Çok deneyimim olmasa da böyleydi… Şımarıklığım pohpoh perilerinin fazlalığından geliyordu, özgüvenimde. Hiç sigara içmemiş hiç kötü insanları hayatıma yaklaştırmamıştım. Huzurluydu tatlıydı her şey... Sonra doğduğum büyüdüğüm şehrimden uzaklaştım. Yıllardır evim dediğim eve yılda bir belki iki kez gittiğimden kendimi misafir gibi hissetmeye başladım. Yeni şehirlerle tanıştım, yeni insanlar. Çok fazla insan gözlemledim onların hayatlarını gözlemlerken kendi hayatımdan soyutladım kendimi. Ayna ile aramız açılmış fark edene kadar 3 yıl gecikmişim. Bile bile lades demeyi öğrenirken beylik laflarımı cebime koymaya başlamışım. Bir ileri iki geri duyguların içine düştüm. Kendi kendime ördüğüm bol tabulu duvarlara toslayıp durdum. Eskiden geçtiğim yollardan geçtim eskiden dinlediğim şarkılarımla. Ama olmadı. Dolaştığım sokaklar gezdiğim gördüğüm alıştığım yerler gibi değildi. Müzik listemi değiştirmeyi denedim. Bu seferde önceden sözlerini bilmediğim ezberleyemediğim sadece melodilerine odaklandığım şarkıların sözlerine takıldım kaldım. “One more cup of coffee” de bile ağlamaklı oldum falan filan derken belki de bu şehirde son doğum günümü geçirdim. Cennet gibi bir yer “Kekova”. Bayıldım hayran kaldım aşık oldum. Hafta sonumu böyle özel bir yerde geçirdiğim için şanslıydım. Güzel bir doğum günü hediyesi oldu. Ayrıca bu yıl bolca dilek dileme şansım oldu. Saat 12’ye gelmeden gökyüzünde ablak ablak bakarken yıldız kaydı ilk dileğimi diledim sonra mumları üfledim orda yine diledim sonra gökyüzüne dilek balonları uçurdum onlar içinde ayrı ayrı şeyler diledim ertesi gün yine mumları üflerken dilekler tuttum. Zihnim çok yaramaz hiç boş durmuyor bir dilek düşünürken çok fazlası aklıma geliyor ve aslında neyi dilediğime karar vermeden dilemiş gibi yapmış oluyorum. Resmen alışveriş listesi gibi çıkartabilirdim dileklerimi sıralasaydım (: özenle seçilmiş hediyelerim oldu, hem ben hediyeleri çok severim zaten! Keşke her ay doğum günüm olsa böyle kutlansa hediyeler fln alınsa günün şanslısı ben olsam sevdiğim insanlar mesajlar yağdırsa arasalar yanımda olsalar falan filan o zaman dünya çok güzel bir yer olurdu. 

Hiç yorum yok: