Perşembe, Eylül 19, 2013

kafkacığım sabah sabah neden bunu yaptın bana ?

yağmurlu antalya günlerini hep çok sevdim
pencere önü kahvesini yudumlayan hanımcıklardan olmak istesem de hiç olamadım
dışarda orda burda gezinen hatta sırılsıklam olan sonra o romantizmi tek başına yaşamışlığı yetmemiş gibi bir de üstüne hasta olan günlerce ayyyy öldüüümmm beeennn
o yağmurda yürüyen aklımı seveyimli cümleleri bitmeyen bişiciğim
ne yapcan işte akıl olmayınca neylesin fikir
bi işe yaramıyor yani
zaten ufacık beynim var
%1ini bile kullanamadığım beynimden harikalar yaratmasını beklemem oldukça haksızlık olacaktır
hazır konu gelmişken
ben çoğu zaman aptalca şeyler yaparım
pire için deveyi yakarım
deveyi görünce önemsemem pireyi ararım
böyle bi salağım işte
ama hayat böyle bir yer.
iş değişikliği yaptım yine
birsürü elemesi olan eğitimden geçtim
istanbulda birsürü şey yaşadım
hepsini anlatıciiiiimmm ama sonra
bi fırsat bulsam erkek kaşına dönen kaşlarımı aldıracağım ama ona bile fırsatım yok
tüm gün ekip arklarından biriyle dolanıyorum
yapışık ikiz gibi
adamlara sen iki dk bekle ben bi kaş aldırayım hatta bi saat bekle ağdamı da yaptırayım diyemiyorum
neticede iş arkadaşlığı mesafesi diye bir şey var
zaten onlar benim ağzımım azıcık bozuk olduğunu böyle deli dolu olduğumu pek bilmezler
ben bile kendime şaşırıyorum yanlarında
genel müdürün yanında sevgilisiyle çatır çatur mesajlaşan bi ben yokumdur şu güzel dünyada (:
ama ne yapayım kanım kaynıyor aşırı gencim
ondan oluyor bunların hepsi
bugün yine yağmurlu ve tam sevgiliyle gezmelik yürümelik sarılmalık
benim sevgilim yağmuru sever mi acaba ? ..
seviyor olsun lüüttffeeennnn
neyse cınımmmmm öpüyorum seni

Hiç yorum yok: