Pazar, Ekim 20, 2013

bu yazının adı mıy mıy mıyyyyy (:

pazar gününü inadımdan ölerek geçiriyorum
evden çıkmama hatta odamdan çıkmama kararımda yaklaşık 10 saati devirmek üzereyim (:
bu sürede miskinliğin her halini denedim
yattım kalktım sonra yine yattım
odamı dağıttım
sonra topladım
sonra son kalan gold labeli sigaranın mükemmel uyumu ile bitirdim
kahve içen pencere önü kızı oldum
nette takıldım
bolca tlf konuştum
dedikodular yaptım
tekrar yattım
clash of clans a sardım bu sıralar onunla oyalandım
pencelereleri sonuna kadar açtım
müzik dinledim
hayal kurdum
bla bla bla
yüzümü döktüğüm bi andı
radyo falında bu çıktı
her uykunun bir uyanışı vardır...
özlediğim şeyler çoğalıyor
sanırım zamanı kötü kullanıyorum
zaman hala lehimize ilerlerken özlediğim şeylere kişilere daha çok daha sıkı sıkı sarılmam gerekiyor
keşke ankaraya kocaman sarılabilsem
iki şehre birden aşığım
ikisini birden yaşayabilsem
ya da sevdiğim özlediğim insanları hep görebilsem
çok mıymıy oldu bu yazı
adını da mıymıy koycam
mıymıymıymıymıyyyyy derken 
özledim, özlüyorum, özleyeceğim

Pazartesi, Ekim 07, 2013

tavşi kahve karpuzkavunçilekmandalina oooollalllll laaaa

sıcak çukulatamın üstündeki şirin tavşan gibiydi
içmeye, dokunmaya, bozulmasına kıyamadığım
ama kokusuna dayanamadığım
o kokular yok mu kokularrr!
oooo lallll laaa!
keşke çilekli koksa her şey
ya da çilek tadında olsa
karpuzlansa da olur
evet ben hep böyleyim
çilek yerken portakalı
mandalina yerken karpuzu özlüyorum
hepsi birarada dursa kardeş kardeş?
bence onlar da mutlu olurlardı
kavunun da kokusu missslenmelik
koklanmalık
unutmamalık