Salı, Mayıs 20, 2014

hoş geldin ile hoşça kal arasına kaç milyon cümle sığdırabiliriz?






evrenin görüntüsü değişti... dünya dönmekten vazgeçmiş olmalı
bulutlar gökyüzünde sabit
güneşin ve ayın görüntüsü sabit
parlıyor ikisi de
ama artık göz alıcı değiller
karşı kaldırımda sendeleyerek yürüyen adam da gökyüzüne çevirmiyor artık başını
değişir diye umduğum ama her geçen gün daha kötüye gittiğini gördüğüm şeyler de var.... zamanın hem zehir hem panzehir oluşunu gözardı ettiğim günlerin son demlerinden yazıyorum...
hoşgeldinler
ve
 hoşçakallar
arasında
kaç
milyon
cümle
sığdırabiliriz ?
bu cümleler yeni soru doğurmadan acabalar yaratmadan ne kadar kesinlik kazandırabilir
veya duygularımızın düşüncelerimizin ne kadar net karşılığı olabilir...
bu soruların cevabı yok
netliği kesinliği yok
tıpkı duygularımızın değişkenliği gibi
neyse arkadaşım
Sunay Akın'ın da dediği gibi ;
"Aşk; bir bakıma sobaya dokunmak gibidir. 
Bir defa yanarsın, İzi kalır. 
Sonra bir daha dokunmazsın sadece yanına yaklaşırsın."

Siz yine de dokunamayacağınız sobanın yanına yaklaşmayın.

Hiç yorum yok: