Salı, Mayıs 28, 2013

miray hasta sağ tarafımdaki koltukta yatıyor
merve sevgilisiyle sürekli telefonda konuşuyor
bahar final ödevlerini yetiştirmeye çalışıyor
gizem sevgilisinden ayrılalı 24sa olmamış kız modunda laf sokmalı üzülmeli şeyler dinliyor
bir de şarkılara eşlik ediyor 
ben son finallerime çalışmaya çalışıp çalışamayışımı kabullenip bir elimde ordan burdan msjlaşmalar sıkılmalar falanlar filanlar
he bir de minik köpek var evde ki içinde dünyayı keşfetme isteği sormayın gitsin...
sanırım mezun oluyoruz...
yoğun bir sınav haftası
içimde çok fazla heyecan güzel şeyler olur umarım (:

Cumartesi, Mayıs 25, 2013

her yerde uyudum ama İstanbul'da uyumaya kıyamadım

veni vidi viciiiii diye keyiflenerek dönmedim ballı kaymaklı gülmeli eğlenmeli tatilimden
çünkü gelmek istemedim
aşkından öldüğüm uzak kalınca ruhumun daraldığı şehire geldiğimde bi bunaltı
bi kasvet ne bileyim kötü şeyler hissettim..
evet yeterince kaldım burda ve
eminim ki yeni bir yaşam alanında karar kıldığımda
Julius Sezar'ın zafer şehvetinde venii vidiii viciiiii üçlüsünü keyiften çatırdayarak söyleyeceğim
söz!
kendime söz!
bu kendime verdiğim sözleri birde tutma alışkanlığım olsa sıcacık suffle gibi olurdum
tatlı mı tatlı ımmmmm oldu oldu moduna sokan
ama unutuyorum sözlerimi
çok küçük bi hafızam var hiçbir şey hatırlayamayan
yıllarca ezbere bildiğim numaraları unutmamı geçtim
yıllarca ismini ezbere bildiğim dilimden düşürmediğim isimleri unutuyor olmam
içler acısı bir durum
neyse konudan çok saptım yine
ist gitmem de bi olaydı gelmem de
arkadaşıma süpriz yapcam die gideceğim saati yanlış söyledim
ama beni oraya götürcek kişi de arkadaşımın yanında olunca "b" planı devreye girdi
başka bi arkadaşım kardeşini aradı ve beni karşılayıp ulaşımı sağlayacak biri bulundu
yoksa ben bu sakarlıkla oralarda kaybolurdum başıma bişiler gelirdi
kesin!
çok sakarım :D
uçakta arkamda oturan o iki yakışıklı çocuktan birinin ağız kokusu yüzünden
tüm yakışıklı erkeklerden soğudum
hepsinin ağzı kokuyor bence!
pis herif!!!
o kadar rahatsız oldum ki son kalan sakızımı vermeyi düşündüm
ama yapamadım
olmadı :(
yol boyu o pis kokuyla yolculuk ettikten sonra
ben çocuğumuzu beklıyorum
18-19 yaşında beklediğim çocuk çıkmasın mı 26 yaşında hoş bi delikanlı
oha lan ben ne bekliyordum ne çıktı modunda şaşkın şaşkın bakınırken
yola koyulduk
ne trafikmiş!
adamın mesleği mühendislik olunca havaalanından ataşehire gidene kadar ki tüm yapıları inşaat firmalarını hepsini saydı
istanbulu tanıtıyor ama farklı bi bakış açısıyla
o devasal binaları kim nasıl yaptı o an ilgilenmedim ama ilgilenmiş gibi yaptım (:
yol uzadıkça uzadı bitmedi resmen
sonrasında ise
arkadaşım beni almak için ortak bi yer seçildi
resmen uyuşturucu paketiymişim gibi bi arabadan indim hızlıca diğerine bindim sessizce uzaklaşıldı
sonrasında epey güldük bu duruma :D
kapıyı açıp beni karşısında görünce dilaylay abartılı sevindi
sanki bi hafta önce biz birlikte değildik :D
köpeği desen beni hırsız mı sandı naptıysa susmadı sonra tabi birbirimize aşık olduk <3
evde az biraz oturup sonra közde kahve içmeye gidildi
erdem bir faldı ama ne fal!
antalyadaki falcılar halt etmiş yanında
erdem reyiz çok yaşa sen :D
ortaköyde kumpir ya da waffle yiyemedim ama çok tatlı mekanlara gittik
yeni birsürü insanla tanıştım
hatta dilaraların sitesinin kafesinde otururken bi kadın oğluyla aramı yapmaya çalıştı
direk parmaklarımıza baktı ve muhabbete girdi
istanbul-esra erol-ilişkiler
evet evet orda böyle ilerliyor olmalı
uzun zamandır görmediğim
arkadaşlarımı görmüş olmam ise oldukça huzurlu ve güzeldi
zaman... zaman tuhaf bir şey
yollar ve mesafeler daha tuhaf
ama olsun...
ordakiler muhtemelen beni kilit sorular soran biri olarak hatırlayacaklar
:D
üsküdarda otururken karşı tarafa bakınca ki camilerin sırayla isimlerini sordum
yani hergün gördükleri manzara ama kimse bilemedi
bunun gibi soruları farklı ortamlarda sorduğum için
bi süre sonra "Damla yine ne sorcaksın cin cin bakınıyorsun"
"söyle de dumur olalım da rahatla" moduna girdiğinde
kafamdaki deli soruları dağıtmaya susmaya karar verdim
ben olsam bende kızardım kendime
yaşadığım şehri bilmiyormuşum ben diye
çok sevdim istanbulu
insanlarını
her şeye bayıldım
hatta geri dönebilirim
yeni bir iş yeni bir aşk yine gülecek bir nedennn lazım diye boşuna mı söylemiş ablamız
kafamda deli sorularla boynum bükük modda dönmeye hazırlanamadım
yine geç kalacakken yetiştim uçağa
ki 45 dk rötar yaptı
beklerken sıkıldım
hüznüme hüzün kattım
alan kapısına aynı anda girmeye çalıştığım
check-in de önüme geçen çocuk yüzünden kendimi maratonda hissettim
sırtındaki kocaman keman çantası ile cool görünse de sonradan gözüme pek hoş görünmedi ilgimi çekmedi
rötar yapınca etrafta dolanmaya başladım baktım herkes sıraya giriyor girdim.
koyun mantığı
uydum sürüye
birazda sırada bekledik
şaka gibi çocuk yine önümde!
neyse müzik dinliyorum bi taraftan msjlaşma modundayım
adam coolluğundan ödün vermeyecek ya tuhaf tuhaf tripler
ama yemezler güzelim
cam kenarı boş yer kalmazsa napıcaammmm ben bakışları arasındaki check-in maratonunu bu gözlerimle gördüm
ezik herif
45 dk yolculuğun cam kenarı muhabbetini yapan salak
sanki gece karanlığında bilmem kaç yüz metre yukarda bişi görceksin.
uçağa bindik ama sinir oldum ya çocuğa araya baya insanı soktum sözde görmesin gözüm onu die yürüyorum
bi baktım yine önlü arkalı oturuyoruz !
ben yerime oturur oturmaz uyudum e bir gece öncesinde uykusuz kalınca
sabaha kadar fasılda kalınca
sabahın köründe anılın damla ben geldim aşağıdayım telefonu ile uyanınca
haliyle uyuyuverdim
anıl arıyor tamam dıyorum uyumuşum 5 dk sonra uyandım baktım rüya değil adam harbi aşağıda
nasıl giyindim nasıl makyaj yaptım dilarayı nasıl uyandırdım inanın hatırlamıyorum
çok hızlıydı :D
neyse o uykusuzlukla uyudum uyandım ve antalyadayız
offff indiğimde bir mutsuzluk lan niye geldim ben buraya modu
içim daraldı
sanki böyle hiç dillerini bilmediğim bi memlekete gitmişimde
yabancıyım
pis bir yer
ve yaşamak zorundaymışım gibi oldu
öyle bi yetim gibi oldum işte
valiz alma yerinde de beklerken soluma bi baktım yine o kemancı çocuk
tam elimin tersindeydi ama bişi yapmadım
herkes valizini aldı benimki yok
kuş olup uçmadıysa buralardadır die bakınırken geldi
tıngır mıngır servise gittim bindim en arkalarda boş yer vardı
ve oturabileceğim en mantıklı yer o çocuğun arka koltuğu idi!
"tatlııımmm yoksa aynı evde mi oturuyoruz, oturmuyorsak gel bi kahve içelim"
dememe az kaldı
hayır bu kadar tesadüf olunca beynim "aşk tesadüfleri sever"
mantığına büründü
tekrar bi alıcı gözüyle bakınca sevmesinn noooğğllluuuerrrrr diye ördeklendim
hayır adam hoş ama itti bişi
serviste de uyudum
uyandım eve geldim
bitti tatilim
sonrası yine bi orda bi burda..
mezuniyet telaşım başladı şimdide
bitti şaka maka bitti
her şeye rağmen çok güzel 4 yıl geçirdim..
emeği geçen, canımı yakan, iyi kötü herkese çooook teşekkürler
canımsınız ;)

Pazartesi, Mayıs 13, 2013

hangi Damla? anlık kararlardan vazgeçemiyorum arkadaş!

anlık kararlar veren birinin hayatı nasıl değişir başına neler gelir
ve anlık kararlar iyi midir kötü müdür diye bir araştırma yapılsa bence
benim hayatım top10 da 1. olur
hatta bi yazar daha önce keşfetse 3 ciltlik ansiklopedi çıkartır ortaya
***
yine anlık kararlar silsilesinin içinden tam çıktım kurtuldum yapmam bir daha
yapacaksam da düşünüp taşınıp planlayıp yaşayacağım hayatımı diye
kendime söz verdiğimin 3.dk sında
kendimi pc başında uçak bileti bakarken buldum!
lan ben az önce bana ne dedim?
bir kulağımdan giren niye diğer kulağıma ulaşmadan sönüp gidiyor.
içimdeki damla ile dışımdaki damla niye hala uzlaşamadı
yok anacım bu Damlaların orta yolu yok.
onların sularında benim canım çıkıyor haberleri yok!!!
boğuldum bir Damla suyun içinde...
ah bi birbirlerini görseler oturup rakı masasına sabaha kadar içerlerdi ya neyse...
ben bile bana katlanamıyorum bazen.
gel-gitlerimden başım dönüyor.
**
çok hızlı geçiyor zaman ve zaman kadar hızlı inip çıkıyor hayatımın kalp ritmi
bazen ölmüş gibi olurken bir anda çizgiler en yukarıya yükseliyor
durum stabil olamadı hiç
olduramadım
dakikalarda değişiyor ufacık tefecik hayatım...
bi gün öfkeden kudururken ertesi gün öfkelendiğim şeyi hatırlamıyorum
bir gün özlemden içim içimi yerken birkaç dakika sonra külleri bile kalmıyor
üzgünken mutlu, mutlu iken biran da üzgün olabiliyorum
ama genelde mutlu mutlu dolandığım için etrafta insanlar mutsuzluğuma inanmaz duruma gelmişler
hangi ara böyle oldu anlamadım
ama inanmıyorlar
geçenlerde yeni başlayan ilişkim bitti
farklı insanlardan duyduğum aynı cümlelerin birkaçı;
"e damla niye üzülmedin"
-bilmem
-------
"mutsuz musun? niye mutsuz durmuyorsun?"
-mutsuz hissetmiyorum bence sorun yok
"sen kimseyi kendinden çok sevemezsin biliyorsun dimi?"
-biliyorum ve bunu söylemek zorunda mısın?
"ama böyle karşındakini önemsemezken yazık değil mi?
-ben böyleyim...
------
bla bla bla
evet enteresan bir farkındalık oldu bu durum
ben kimseyi kendimden çok sevemem
sevmemeliyim de zaten
taş kalpli değilim kendimi iyi tanıyorum severim ben insanları
ve sevdiklerim mutlu olsunlar diye yapamayacağım şey yoktur
değer verdiğimi fazlasıyla hissettiririm
ama bu da nereye kadar bende sıkılabiliyorum insanlardan
ve kötü bir davranışı gözüme batınca devamı geliyor
olduramıyorum işte
çok bencilleştim çooooook
insanlara güvenmemeye başladım! -ki bu en çirkin eylemim-
sevmemeye başladım
sıkılganlığıma sıkılganlık ekledim
uykuya ayıracak vaktimin kalmaması da bütün bu üstteki yazdıklarımla ortaya çıkan
ironinin apaçık göstergesi...
neyse
kalabalık iyidir
yeni insanlar iyidir
yeni tanışılanlar daha iyidir
yeni yerler güzeldir
yeni candır
***
döndüğümde çok fazla yazacak şeyim olacak eminim
"beni hep sev" deki emir gibi birini tanıyıp dönemem belki ama
bora gibi biri ile de 2.defa karşılaşmam
görüşürüz:*

Cumartesi, Mayıs 04, 2013

insanlar bunalıma girince sıkılmıyor mu?

bundan 1,5 yıl önceydi kendi hayatımın içine sıçtığımı anlamamın zor olduğu dönemler. nasıl anlayabilirdim ki? xr cihazı değilim ki adamın içini göreyim sonra
"olur senle, tamamdır" diye tepki vereyim...

bir şey nasıl başlarsa öyle bitermiş dediler. haklı çıktılar.
1 yıl geçtikten sonra anlayabildim karşımdaki insanın ciddi ciddi öküz olduğunu.
mööö sesleri çıkarmıyordu kendisi ama kendi familyasından sandı sanırım beni
ve bir sürü boynuzla süsledi şu güzel kafamı. saçlarım çok güzeldir ama o boynuzlarla hiç hoş durmadı!
böylece onun öküzlüğünü tescillemiş olduk
olduk diyorum bir kız bunu tek başına yapmaz.
çok fazla hemcinsim ile yaptık bunu
havada uçuşan beddualardan hiiiiçççç bahsetmiyorum bile ;)
hem nasıl anlaşılır ki bu durum!
kafam hiç kaşınmadı
sonra aynaya bakınca herkesin farkettiği şeyi benim geç fark ettiğimi anladım
it herif işte
pislik herif

bi ara bunalıma gireyim dedim onu da yapamadım
insanlar bunalıma girince sıkılmıyorlar mı?
çok sıkıldım bir iki gün dedim yok olmuyor.
bana göre değil
hatta dönüp bakınca birkaç saat bile dayanamadım
ne yapayım bünyem ters tepiyor.
kaşıntı terleme öksürme aşırı sinir stres fln
olmuyor
olduramadım
bunalıma girmeyi bile beceremedim
giremediğim bunalımdan çıkmaya çalışmamda ayrı bir yazı konusu olabilir
ilgi arsızlığım tuttuğunda mutsuzum lan benle ilgilenin diye etrafımdakilerin başının etini yeme lüksünü buldum kendimde
ve kaçırmadım bu fırsatı
ama o kadar şanssızdım ki herkesin sevgilisinden ayrılacağı aldatılacağı fln tuttu
ve güzin ablalık bana düştü
bitmez denilen ilişkiler bitti
o asla aldatmaz denilen adamlar aldattı
hepsi aynı dönemde oldu
yani 2013 bizim kızların yılı oldu
sonrasında ne mi oldu
"yeni bir aşk, yeni bir iş, yine gülecek bir neden"
biz kızlar kendi yollarımıza devam ettik herkesin ohhhh hayat varmış
mutluluk sevgi aşk huzur denilen şeyleri bulmak imkansız değilmiş diyebileceğimiz sevgililerimiz oldu
iyi de oldu
sonra o öküz adamlara ne oldu
*hepsi birbirinden pişman
*çoğu u dönüşü yaptı
*yaptıklarıyla kaldılar
*son pişmanlık neye yarar, aşk her şeyi affeder mi
*sadece şarkı sözü olarak kaldı
*onlar bunu fark edemedi
*hepsinin içi de dışı da oldukça hatta fazlasıyla çirkinmiş bu durum su yüzüne çıktı
*onlar mutsuz oldukça onların mutsuzluklarıyla biz mutlu olduk
manyak mıyız neyiz.
acı çektirilince karşımızdaki insanın iliğini kurutmak istiyoruz bu uğurda bir kadının yapamayacağı şey yoktur. yok
ölsün, acı çeksin, mutsuz olsun, pişman olsun,
yeni kız arkadaşları çok çirkin olsun
yakışmasınlar birbirlerine falan filan
sadistlik var kanımızda kardeşim
sıkıldık iyilikten yaşasın kötülükler


neyse canım blogum gelicem geri :) hem de bomba haberlerle :))))